20 Ocak 2017 Cuma

Karne dönemi ve ebeveynler

Sevili anne, babalar
Bugün çocuklarınız karne aldı. Bazı çocuklarımız çeşitli başarı belgeleri getirdi okullarından, bazı çocuklarımız ise umut ettiği akademik başarı düzeyinden biraz uzak kaldı. Öncelikle, çocuklarınızın başarılarına ortak olmak alışageldiğimiz bir durumken başarısızlıklarına da ortak olmak maalesef pek karşılaştığımız bir durum değil. Öğrencilerimizin akademik başarısını etkileyen birçok faktör vardır, bunlar arasında aile faktörü oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Çocuklar gelişim dönemi özellikleri gereği birçok fizyolojik ve psikolojik gelişim aşamaları yaşamaktadırlar. Bu gelişim dönemleri bireysel farklılıklar göz önünde bulunarak her çocukta aynı etkileri göstermez ve bazı çocuklarda bu gelişim dönemi özellikleri kolay baş edilebilir bir biçimde baş göstermez. Hayatları sadece okul yaşamından ibaret olmayan çocuklarımız gelişim dönemi özelliklerinin yanı sıra, arkadaşlık ilişkileri, aile yaşantıları vs. konularında birçok çatışma yaşamakta ve bunları çözmek adına beceriler geliştirmektedir. Aile içinde çocuklarımızın ebeveyn tutumları, aile içi çatışmalar, aidiyet duygusu, kendini ispatlama çabası gibi konularda zaman zaman farkında olunan zaman zaman ise doğal aile yapısı içinde gerçekleşen ve farkında olmadan çocuk üzerinde etki yaratan birçok gelişme yaşanmaktadır. Bu nedenle çocukların başarıları kadar başarısızlıkları üstünde de aile etkisi oldukça önemlidir. Genel olarak çocukların akademik yaşantıları boyunca ebeveyn tutumlarındaki bazı yanlışlar, onlar üzerinde kırıcı ve maalesef kalıcı etkiler yaratabilmektedir. Bunlardan özellikle karne döneminde gözümüze çarpan durumlardan bazılarına bakmak gerekirse,
-        Çocukların akademik başarısızlığına aşırı tepki göstermek
-        Çocukları diğer öğrencilerle kıyaslamak
-        Çocukların davranışların genellemesi ve kişilik özelliği gibi yansıtma yapılması
-        Ebeveynin kendi istek, hayal ve hedeflerinin çocuğu üzerinden gerçekleştirmeye çalışılması.
-        Çocuğu başarı durumunda ödül aksi halde ceza veya yoksun bırakma teknikleri ile çocuğa yaklaşım ve dolayısıyla çocuğun içsel motivasyon yerine dışsal motivasyon odaklı bir yaşam biçimi geliştirmesini beslemek.
-        Çocuğu sadece ders başarısından ibaret olarak görmek ve benlik gelişimine engel olmak.
-        Çocuğun ilgi ve yeteneklerinin uygun bir biçimde belirlenmesi ve geliştirilmesine odaklanmak yerine bunların göz ardı edilmesi.
Bu maddeler daha da çoğaltılabilir fakat temel olarak maddelere baktığımızda gözümüze çarpan şey, çocuğun bilişsel, sosyal, duygusal, fiziksel gelişiminin göz ardı edilmesi, bunun sonrasında gelen iletişim engelleri, çocuğun ihmali ve çocuğun zarar görmesi.
Özetle, bu yazıda özellikle değinmek istediğim şey karne dönemi tutumları olduğu için söylemek istediğim şey; çocuklarımızın kişilik gelişimine nasıl birçok tuğla bizler tarafından koyuluyorsa, akademik başarıları için de bu geçerli. Bu nedenle başarısızlığında ve yaşam boyu yapabileceği hatalar veya yanlışlarda yanında bir omuz olamayacağınız çocukların başarılarında da söz hakkınız bulunmamaktadır maalesef. Sizler ebeveyn olarak onların yaşamında onları “ama” sız sevecek belki de tek kişi olacaksınız bu nedenle bu sevgiyi veya davranış biçiminizi bir koşula bağlamamalısınız. Onlara iyilik yapmak istiyorsanız, onları dinleyin, anlamaya çalışın, onları sevin -koşulsuz sevin- bundan şüphe duymasına izin vermeyin, onu bütünüyle görün yalnızca ders notlarıyla değil, kişilik özelliklerine bakın örneğin matematikten aldığı zayıf not yerine bir kedinin kuyruğunu çekmesi üzsün ve kaygılandırsın sizi, Türkçeden aldığı zayıf not yerine ağlayan bir arkadaşının omzuna dokunmaması düşündürsün sizi.  Sosyal bilgiler dersinden alacağı yüksek notla gururlanırken mesela bir konuşmayı sürdürebilme ve kendini ifade edebilme becerilerine bakın, haksızlık karşısında hakkını arayabiliyor mu aynı zamanda benim çocuğum diye düşünün mesela… unutmayın sizlerin sözlerinizin ve özellikle davranışınızın bir GÜCÜ ve ETKİSİ var çocuklarınızın üzerinde ve bunları yönetebilmek sizin elinizde…


                                                                                            Ecem Gelenbe Öztürk

                                                                                             Psikolojik Danışman

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder